Kirli Oyunlara Karşı Üstün Akıl Olmak


İşte Stratejik Düşünce Enstitüsü İlyas Süpürgeci’nin kaleme aldığı “Kirli Oyunlara Karşı Üstün Akıl Olmak” başlıklı o yazısı;

Onlar bir şekilde her taşın altındadır; bakmak ve görmek gerekir. Siyonist Örgütler ve dahil oldukları küresel çatı yapılanması kendi çıkarları doğrultusunda istismar edilebilecek zaafiyet alanlarını çok iyi kullanarak; hedeflerini sürekli yormakta, yıpratmakta, zayıflatmakta ve köşeye sıkıştırmaktadırlar. Hedef aldıkları ülkeleri ve toplumları geliştirdikleri çeşitli araçlar(kavramsal ve maddi) ile etki altına almaktadırlar ve isteklerine boyun eğdirebilmektedirler. Bu aktörler karşımıza çok çeşitli görünümlerde çıkabilmektedir; devlet olarak, uluslararası bir kurum olarak ve devlet dışı aktörler olarak.

Hedef ülkelere ve toplumlara yönelik stratejilerin belirlenmesi ve eylem planlarının oluşturulması maksadıyla, istismar edilebilecek zaafiyet ve olguların tespitinde; tarih, coğrafya, demografi, kültür, sosyoloji, psikoloji, ideoloji ve ekonomi alanlarında açık ve örtülü istihbarat faaliyetleri ile mikro ve makro düzeylerde bilgi veya veriler toplanmakta ve analizler yapılmaktadır. İstihbarat örgütleri, üniversitelerdeki uzmanlar, düşünce kuruluşları ve araştırma merkezleri disiplinlerarası çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların seyri sürekli dönen bir çark formundadır ve dönen çarkın ürünleri daha çok uzun vadeli bir siyasetin kilometre taşlarının döşenmesine yönelik olmakla birlikte; kısa ve orta vadeli eylemleri ve söylemleri de ortaya koymaktadır.

Siyonistlerin ve dahil oldukları küresel çatı yapılanmasının, Türkiye’ye ve bölge ülkelerine yönelik sergilediği oyunların bir bölümü aşağıda sıralanmıştır:

-Batı(ABD – Avrupa) ile Türkiye arasında haçlı-hilâl karşıtlığı ve “İslâm korkusu” yayma çabaları,
ÖNE ÇIKAN VİDEO

-Türkiye’nin komşuları ile(özellikle Rusya ve İran ile) iyi komşuluk ilişkilerinin ve ekonomik faaliyetlerinin kısıtlanması ve hedef alınması oyunu,

-Tarihteki Osmanlıcılık iddiasının canlandırılması üzerinden bölgede Türkiye korkusu ve karşıtlığı yayma çabaları,

-Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi bağlamında Türk-Yunan karşıtlığı oyunu,

-Halkı Müslüman olan ülkelerde Şii ve Sünni ayrımı, İran ile halkının çoğunluğu Sünni olan ülkeler arasında düşmanlık oyunu,

-Irak’ta, Suriye’de ve Libya’da etnik, din ve mezhep farklılıkları üzerinden iç savaş ve terör ortamının körüklenmesi, rejimlerin meşruiyetinin sorgulanması, halifelik oyunları,

-Karabağ meselesi ve Güney Kafkasya bölgesindeki rekabetin istismarı oyunu: Rusya, İran ve Türkiye arasındaki işbirliğini düşmanlığa dönüştürme çabaları,    

-Osmanlı döneminde gerçekleştiği iddia edilen hukuki dayanaklardan yoksun sözde ermeni soykırım iddiaları üzerinden baskı ve talepler oyunu,

-Bölgede Türk-Kürt ayrımı yaratmak ve düşmanlaştırmak üzerinden Siyonistler için kullanışlı bir terör devleti ortaya çıkarma oyunu,

-Fetullahçı terör örgütü(FETÖ) ve aynı zamanda yıkıcı gizli istihbarat örgütü üzerinden mevcut devleti dönüştürme ve ele geçirme oyunu ile birlikte hain örgütü bölgesel ve küresel ölçekte kullanma çabaları,

-El Kaide ve İŞİD terör örgütleri(askeri müdahale edilecek bölgeleri şekillendirici ve “meşruiyet” veya “gerekçe” oluşturan araçlar olarak) üzerinden yürütülen çok kirli oyunlar,   

-İçeriden zayıflatıcı, bölücü ve yıkıcı çeşitli akımlar üzerinden kurulan oyunlar: Atatürk ve inkılaplara karşı düşmanlık, devletin temel niteliklerine saldırı, tarikatlar, laik-laiklik karşıtı ayrımı, siyasal İslam, dinsizlik, sağ-sol karşıtlığı, Alevi-Sünni karşıtlığı, ideolojik terör örgütleri.

-Finans ve ekonomi alanında sürekli tekrarlanan vurgun ve soygun(faiz, kur ve kredi), istikrarsızlık ve krizler üzerinden oynanan oyun,

-Demografik yapıların değiştirilmesi(dış müdahale, işgal, iç savaş ve terör yoluyla ) üzerinden ülkelerin dengesinin bozulması oyunları,

-Uyuşturucu ve insan kaçakçılığı(terörün ve yıkıcı faaliyetlerin finansmanında kullanılan gelirin oluşturulması ve çeşitli maksatlar için),  

-Organ kaçakçılığı veya organ mafyası(fakirliğin ve zayıflığın istismarı),    

-Hedef alınan ülkelerin kendini savunma reflekslerine karşı kavramsal ve maddi araçları içeren yumuşak güç unsurlarını kullanarak, açık ve örtülü şekilde uygulanan çok çeşitli yaptırımlar ve baskılar(liderlerin ve yönetimlerin meşruiyetinin sürekli sorgulanması ve itibarsızlaştırılması çabaları dahil ).

Sonuç olarak, tüm bu oyunları yazan ve oynatanların hedefi nedir?

Türkiye’yi ve bölge ülkelerini kendilerini sarmalayan sorunlarla boğuşan başarısız devletler haline sürüklemek ve sonunda yıkmaktır. Böylece kendi hedeflerine ulaşmak için alan açmaktır. Siyonist terör yapılanması ve destekçileri tarafından Filistin coğrafyasında bir soykırımın hepimizin gözleri önünde gerçekleştirilmekte olduğu bugünlerde, durumu çok iyi kavramak gerekiyor. Kavrayamamış olan bireyler, toplumlar ve ülkelerin yönetimleri yukarıda sıralanan oyunlara figüran olma ve ülkesini hedef alanların kılıcını sallama zilletine düşebilmektedirler. Bireylerin, toplumların ve yönetimlerin figüran olmamak için ihtiraslarını ve korkularını kendi kontrolü altında tutması ve düşmanlarının kullanmasına fırsat vermemesi çok önemlidir. Kurgulanan oyunları öngörebilmek, oyunları boşa çıkarabilmek ve ortak çıkarlar doğrultusunda barışı, güvenliği ve iş birliğini hakim kılmak için “üst akla” karşı üstün akla sahip olmak gerekiyor.



Source link

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*